3 Nisan 2014 Perşembe

Seçimsizlik

    Hayatın vip köşesinde yer kapmak için bacak kaslarim iş başı yapamıyordu bir türlü.Hayat yarışı denilen şeyde start almamak bana anormal gelemiyordu,elime tutuşturduğu menüde ki yemekler damak zevkime umuyordu uyuyamıyordu ama yıllar seni omuzlarında büyüttükçe aç kalmaya zorluyordu kendi mutfağında sana yaptığı kusulası lezzet yoksunu menü zımbırtısını eline tutuşturmak için.Biraz göz gezdirmek yetiyordu oysa ki bu boktan şeyin üstünde yüzüne gerçeğini şaplatması için dünyanın,misafir umduğunu değil bulduğunu yer yankılanıyor her yerde çünkü bizim isteğimize göre dönmüyordu dünya uyum sağlamak zorunda olan bizdik bu dönüşe sana sunduğu tek şans inip gitmenden fazlası değil menünün en alt kısmında yazar tek kendi elinde olan seçim olarak,misafiriz hepimiz başkalarının zevkinden fırlatılan buraya.Ama bazen öyle bir koku gelir ki burnuna bütün bu tiksinçliği yırtıp o an açlıktan emir alır ellerin ve ayakların titremeye,son sürat mutfağa sürersin kendini umut doldurup örümcek ağı kaplamış kalbine ve en öne bindirirsin gözünde gülümsemeyi,vardığında mutfağa kaşıklarsın deli gibi ve yine o süpriz yakar dilini tadıda hayallerini.Bardağa bir miktar su koyup hayallerini söndürürken,kırıklarına bakıp birde sigara yakarsın ardından kaza yapmış enkazını seyredersin dumanın arkasından ölü ölü..Küfürler patladıkça içinde nefrettinde zincirini kopartır başı boş koşmalara,yinede çimizde ki çocuk ölünceye dek inanıp koşacağız da galiba her zaman kokusu yalan mutfağa..Yatağınada almadığı kalmayan dünya doğurttuğu bütün olmamaşlıkla dönmeye devam edicek penisini üstümüze sallaya saplaya daima..

Hiç yorum yok: