Bir
gece daha kendini bıraktı güneşin yakıcı ve itici aydınlıgina bütün
sessizlik sona erdi böylece kulak siken bütün vızıltılar doluştu durdu adım atılan atılmayan heryere.Yorganın altını kalkan misali kullandigim
fakat çokta ise yaradığını söyleyemeyeceğimi dürten içimde ki
huzursuzluk, nefesimde ki kasisler kafamın içinde en kuytu bölgelerde
zar zor yaşamını sürdürmeye çalışan olumlu düşünceler
köyünü bulup basan atlı süvariler.Hayatın piç kurusu senaryolarında
replikler alıp dağıtırken olmak istediğim tek yer yorganımın altı
oluyor,Gecenin şahitsizliği,sessizliği,benliğ
Yüzüme konup yerleşiyor donuk adlı mimik parçası,insanlar gülücükler
doğururken sahtekârlıkların yataklarına,büyütürlerken kötü ruhlarını
iğrenç ninnilerin kucaklarında ve sesleri daha da yaklaştıkça
kulaklarıma bir jilet kayak yapmak istiyor bileğimde insanların
tedavileri doluşmak istiyor mideme parmagim patlatmak istiyor beynimi ya
da çok yükseklerden izleyip dünyayı ardından kapatmak kepenkleri...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder